ŞİMDİ BANA KAYBOLAN YILLARIMI VERSELER DÖNÜP DE BAKARSAM NAMERTİM. NE O LAN ERGENLİK SİVİLCESİ FALAN!

DUR DEMEYİ ÖĞREN...



12 yorum:


PaNDoRa dedi ki...
inanılmaz heyecanlandım okurken. büyük harfleri yüksek sesle söylüyormuşsun gibi geldi ve kalp atışlarımın ritmi arttı adeta. çok ciddi bir konu. şiddet her yerde var ama. her yerde. çok acı!
Deniz Bilgen Çakır dedi ki...
@pandora büyük harfleri bağıra bağıra yazdım çünkü sevgili pandora. çevremde o kadar çok kadın var ki bu sorunu yaşayan. ve bilinenin aksine kimsesiz kalmış, başka çaresi olmayan kadınlar değil. ekonomik özgürlüğünü elde etmiş, baktığın zaman kendi ayakları üzerinde durabilecek kadınlar. ama ne yazık ki çoğu kadın, belki yetiştirilme tarzlarından, belki başka başka nedenlerden, kendilerine yeteri kadar saygı duymuyorlar. hele hele şiddeti sevgiyle bağdaştıranlar var, ne acı.... elbette kimseyi yargılamak haddimize değil. ama inan gördükçe, duydukça çok yanıyor can. ben sık sık bu konuyu gündemime almaya çalışıyorum. eski blogumda da burada da. bir kişiye bile sesim ulaşsa, bir kadın bile etkilense benim için büyük mutluluk.
Nehir İda dedi ki...
Canım benim. Alkış şeysi olsa da koysam. Hep bir erkek evlat yetiştiren anne olarak olaya 2 defa daha fazla önem vermem gerekiyor. Kaldı ki bu konuda zaten hassasım.
PaNDoRa dedi ki...
yurt dışında yapılan araştırmalarda üniversite mezunu kadınların dahi şiddete bile bile maruz kaldıkları çıkmıştı ortaya. geçen yıldı sanırım. nedenini bilmiyorum fakat ülkemizde durum biraz daha farklı aslında. sancılı fakat toplumun bilinçlendirilmesi gereken bir konu bu.
mefisto dedi ki...
e oldu mu şimdi? yeni moda erkeğin hakimiyetini kabul etmek bu aralar. dizilerdeki kadınlar gibi olmayacakmışız, çoluğumuza çocuğumuza "oku da adam ol" demeyecekmişiz, akıllanmayacakmışız, en az üç tane doğuracakmışız.. peki.
Deniz Bilgen Çakır dedi ki...
@Nehir ida Galiba bu sorunun çözümünün yarısı da sizden geçiyor hatunum. Senin oğlunu bilinçli yetiştirdiğinden eminim.
Deniz Bilgen Çakır dedi ki...
@pandora evet doğru söylüyorsun.hemen hemen her ülkede aynı durum söz konusu. yani kadının eğitiminin ya da kariyerinin çok etkisi olmuyor.hele Türkiye'de neredeyse hiç etkisi olmuyor.belki sürekli aynı şeyi söylüyorum ama bu konu tamamen kendine saygıdan geçiyor.
Deniz Bilgen Çakır dedi ki...
@mefisto sorun erkeğin hakimiyeti mi onu da bilmiyorum açıkcası. nasıl anlatsam... mesela okulda, sınıfta öğretmenin hakimiyeti vardır ama ben bir defa bile herhangi bir öğretmenimin bana vurmasına izin vermedim. karşı koydum.ya da yanımda bir arkadaşımın başına aynı şey geldiğinde karşı koydum. doğru bir örnek mi oldu bilmiyorum ama sanırım anlatmak istediğimi anlattım. ikili ilişkiler kişiye özeldir. kimin kime hakimiyet kurduğu, kuracağı ancak o ilişkinin taraftarlarını ilgilendirir. ama tanıdığım çok da geleneksel, anadolu kadını tabir edilen kadınlar var. gerçekten 'erkeğe saygı'nın kitabını yazan. fakat iş şiddet'e gelince sınırlarını belli eden.bilmiyorum öyle işte...
metincet dedi ki...
Şimdi bir erkek olarak yapacağım bütün yorumlar samimiyetsiz gelecek belki ama düşüncemi belirtmeden geçemedim. şimdiye kadar hiç bir kadına şiddet uygulayacak kadar kendimden geçmedim. belki bayan arkadaşlarımız kızacak ama bazı kadınlar gerçekten neredeyse dayak yemeye zemin hazırlıyorlar. tabi bu şiddeti haklı göstermez.ama inanın benim dayak yediği halde adamın peşinden koşan bayan tanıdıklarım var.hatta çoğu dayağın üstüne özür diliyor.bence erkekler kadar kadınları eleştirmek gerekiyor.
Deniz Bilgen Çakır dedi ki...
@metincet Katıldığım kadar, katılmadığım noktalar da var. Bu çok uzun bir konu, başka bir yazıda detaylarıyla tartışırız zaten. Ama şunu belirteyim, aslında ana fikir aynı. Elbette asla şiddeti uygulayanı savunmuyorum ama benim en çok eleştirdiğim şiddete göz yumanlar. Hani sen tanıdığın kadınlardan bahsetmişsin ya. Tabi kimin ne yaşadığını, ne hissettiğini bilemeyiz. Hep söylüyorum, aslında kimseyi yargılamaya hakkımız yok. Ama bir kadın olarak benim çok zoruma gidiyor açıkcası hemcinslerimin bu durumları. İşin kötüsü içinde bulundukları durumun vehametinin de çok farkında olduklarını sanmıyorum. Dolayısıyla ne kadar çırpınsan da yardım edemiyorsun. Çünkü yardıma ihtiyaçları olduğunu kabul etmiyorlar. Bence şiddet gördüğü halde, şiddet gördüğü insana (zorunlu olmadan) geri dönen bir kadının ciddi olarak psikolojik desteğe ihtiyacı var. Tabi bunun nedenleri farklı farklı olabilir. Kişilik gelişmesindeki bozukluk, kendine güven eksikliği, öz saygının yitimi, güce tapınma vesaire. Zaten yapılan araştırmaların sonuçları da genelde aynı yönde. Neyse yazıdan uzun yorum oldu ama hassas olduğum bir konu...
Adsız dedi ki...
yaşamadan yazmak kolay geliyor bi ilişkiyi kurtarmakmı daha asil en ufak zorlukta çekip gitmekmi bi kavga yaşandı diye geçmişte yaşanangüzel şeylere sırtını dönmek onurlu olmakmı?saçmalamışsınız
Deniz Bilgen Çakır dedi ki...
@adsız Amanin bi nokta, virgül bir şey koyaydın. Boğulacak gibi oldum okurken:) Şimdi bak haklısın, birşeyleri yaşamadan yazmak elbette kolay. Ama geri kalanında kusura bakma sen saçmalamışsın. Gerçekten dayak yemeyi kabullenmenin asil bir davranış olduğuna inanıyor musun yoksa benimle kafa mı buluyorsun pek anlamadım açıkcası. Evet ben bu gibi durumları hiç yaşamadım. Bunu da iki kuralıma borçluyum. Birincisi benim herhangi birinden şiddet görmeyi kabullenmem, beni binbir zorlukla yetiştiren aileme saygısızlık yapmam, ihanet etmem anlamına gelir. İkincisi de ben aşka inanan, aşka saygısı olan bir insanım. Biliyorum ki bir ilişkinin içinde saygı bittiyse, o ilişkiden zerre hayır gelmez. O yüzden hiç bir ilişkimde (ne ailemle, ne arkadaşlarımla, ne de sevdiğim insanla) aradaki saygının bitmesine izin vermedim.Hem sana bir şey söyleyeyim mi, inan bana çekip gitmek daha zor. Ben demiyorum ki en ufak bir kavgada sırtınızı dönün. Kavga insanın doğasında var. Ben kavgaların şiddete dönüşmesine izin vermeyin, eğer elinizde olmadan dönüştüyse artık abbas yolcu demenin vakti gelmiştir diyorum. Kimse bana 'ben dayak yediğim halde ayrılmıyorum çünkü çok seviyorum' ya da 'ben dayak yiyorum ama aslında beni çok seviyor' demesin. Saygının olmadığı yerde sevginin gölgesi bile kalmaz bir süre sonra. Ha normalde adsız yorumları yayınlamıyorum ben de diğer blogcular gibi ama muhalif tek görüş senden geldiği için yayınlamak istedim. Neden ismini yazmadığını anlayabiliyorum. Eğer bu konuda tartışmak, belki dertleşmek, konuşmak istersen blog için kullandığım mail adresine bir mesaj atman yeterli.

2 yorum:

aktifkarbon dedi ki...

Baskıcı bir ortama düşen ve sosyal nedenlerden dolayı çıkış imkanı olmayan kadında STOCKHOLM sendromu gelişebilir. Ama sonuçta şiddet uygulayan o terörist gene de teröristtir, şiddet gören onaylasa da onaylamasa da fark etmez.
Genelde evde veya internette terör estirenler, normal yaşantılarında pısırık, yetersiz kimselerdir. Hareketleri toplum tarafından engellenmeyeceği için bu platformlarda kendini tatmin edenler de, onları haklı görenler de düpedüz sapıktır.
Adını gizleyen ama fikirlerini gizlemeyenler tekrar düşünsün derim!

Unknown dedi ki...

:)Bazıları adsız sever Erhan beyciğim:)

Eski bir yazım bu. Neredeyse iki yıl oldu. Ama geçen zaman içinde kadına yönelik şiddet azalmak bir yana, yerinde bile saymadı ilerledi. Yazık...

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...